DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.54 TL

VİCDANLARIN BUHARLAŞMASI

9 Kasım 2016
178 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

Tarih: 4 Mart 1994.

Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılan DEP’li Leyla Zana, Hatip Dicle, Mahmut Alınak, Orhan Doğan ve Selim Sadak mecliste polis zoruyla yaka paça gözaltına alınmışlardı.Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanarak ” PKK talimatları doğrultusunda bölücü faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla 15’er yıl ağır cezaya mahkum olmuşlardı. Partileri olan DEP ise Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başta olmak üzere başbakanı Tansu Çiller,ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz ile TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk gözaltı ve tutuklama kararlarını büyük bir memnuniyetle karşılamışlardı.Hatta Tansu Çiller içindeki ırkçı nefretini kusarak :”DEP’lilerin meclis çatısı altında oturmaları halkımızı rahatsız ediyor.Bu insanların mecliste bulunmaları meclisi yıpratıyor.”demişti.

 

Aradan 22 yıl geçmesine rağmen maalesef Türkiye’de demokrasi çarkları bir türlü sağlıklı bir şekilde işleyemiyor.çarkların iyi işleyememesi sonucu olarak da cinayetler, soygunlar, hırsızlıklar adaletsizlikler almış başını gidiyor.Tansu Çiller zihniyeti devam ediyor olacakki 04 Kasım 2016 gecesinde tarih tekerrür ediyor ve bu defa da  hedefteki parti altı milyon seçmenden oy almış olan HDP vardı.Aynı DEP’lilere yaptıkları gibi önce hukuksuz bir biçimde dokunulmazlıkları kaldırdılar. daha sonrada Hdp’liler gözaltına alınıp tutuklandılar.Tutuklananlar arasında Hdp Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere sekiz kişi de milletvekili vardı.

 

Tutuklamaların hukuksuzluğunu dile getirecek,bu yapılan hukuksuzluğun aslında tamamen rövanşist duygularla yapıldığını haykıracak ne bir tv kanalı ne bir gazete, ne de bir gazeteci kaldı.çünkü Kanun Hükmünde Kararnamelerle tüm muhalif tv kanallarını kapattılar.Gazetelere el koydular ,gazetecileri tutuklayip hapse attılar. Akademisyenleri ve öğretim görevlilerini hain ilan ederek hem görevlerinden ihraç ettiler hemde hapis cezasına çarptırdılar.milletin iradesine darbe yaptıkları gibi bu darbeyide yandaş medyasıyla satılmış kalemşörleriyle meşrulaştırıp bir güzel halka sundular ve halende sunuyorlar.

 

Elli milyon dolar rüşvet alan,sahte belgelerle ihracat yapan,yandaşlarına menfaat temin eden,kollarında milyonluk hediye saatlerle dolaşan, birilerinin yargılanmaması için yargının önüne yatanlar zannedersinizki Hdp’li milletvekilleridir.Darbeci Fethullah Gülen’i baş tacı edenler kimlerdi.Gülen bize yol gösteriyor,önümüzü aydınlatıyor diyen saygıdeğer gözü yaşlı başbakan yardımcılığını da yapan zat neden içeride değil.Yada meclis kürsüsünde Gülen’e çete derseniz haksızlık edersiniz diyenler neden hala o kürsüleri işgal etmekteler.Hoşgörünün diyaloğun mimari fethullah Gülen hocamızdır diyen Ankara büyükşehir Belediye Başkanı nasıl hala Ankaralıların yüzüne bakıyor.Bu yapıyı onbir yıldır biz yarattık diyenlerle,ne istedilerde vermedik diyenleride saymiyorum bile.

 

Tutuklanmaların asla çözüm olmadığı,bu tutuklanmalar ve hukuksuzluklar ülkemizi dahada zor bir sürece doğru sürükleyeceğini az çok hepimizin malumu. Bunları tamamı daha önceki iktidarlar tarafından denendi sonuç yine aynı şekilde kan gözyaşı ve acı.Bizler artık şehid oldu,etkisiz hale getirildi,operasyonlar devam ediyor şablonlarından bıktık usandık.İktidara düşen siyasileri tutuklatmak değil ülkede varolan bu  kavganın sona ermesi için derhal bir barış zemini oluşturmaktır.bu  zeminin yolu ise öncellikle Hdp’li yönetici ve milletvekillerinin serbest olmasından geçiyor.

 

Selam ve dua ile…

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık